Türkü
Yemen Türküsü
- Biçim
- Uzun hava — ağıt
- Söz ve müzik
- Anonim
- Derleyen
- —
- Dönem
- XIX. yüzyıl sonu
- Seslendirenler
- Zeki Müren, Ruhi Su, Kubat, Ahmet Kaya
Yemen Türküsü Türküsünün Hikâyesi
Havada bulut yok bu ne dumandır dizesiyle başlayan bu ağıt, Osmanlı Devleti'nin Yemen'e gönderdiği askerlerin ardından yakılmıştır. Türkünün arkasında somut bir tarih vardır: 1870'lerden Birinci Dünya Savaşı'nın sonuna kadar süren Yemen isyanlarını bastırmak için Anadolu'dan on binlerce genç gönderilmiş, büyük bölümü sıcak, sıtma ve açlık yüzünden geri dönememiştir.
Türkü Anadolu'nun neredeyse tamamında söylenir ama en bilinen varyantı Muş yöresine bağlanır. Sözlerdeki "Burası Muş'tur, yolu yokuştur" dizesi bu yüzden bazı derlemelerde geçer, bazılarında geçmez.
Neden bu kadar etkileyici?
Ağıtın gücü, büyük acıyı büyük sözlerle değil küçük ayrıntılarla anlatmasından gelir. Askerin çantasında sayılan birkaç eşya, kaybın büyüklüğünü her cümleden daha iyi verir. Nakaratta tekrarlanan "giden gelmiyor" sorusu ise cevapsız bırakılır — halk şiirinde ağıt açıklamaz, sorar.
Yemen neresi, neden gidildi?
Yemen, Osmanlı'nın en uzak ve en zor yönetilen vilayetlerindendi. Anadolu'dan Yemen'e yolculuk aylar sürüyor, asker cepheye varmadan hastalanıyordu. Halk arasında "Yemen'e gitmek" ölüme gitmekle eş anlamlı hâle gelmiş, bu da türkünün Anadolu'nun her köyünde ayrı bir varyantla söylenmesine yol açmıştır.