Merdiven
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...
Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...
Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
Bu bir lisân-ı hafîdir ki ruha dolmakta,
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...
Şiirin Çözümlemesi
Türk şiirinin en çok yorumlanan metinlerinden biridir. Şiirdeki merdiven, hayatın geçen zamanını simgeler; çıkış aslında bir iniştir, çünkü sonunda akşam vardır.
Renkler şiirin taşıyıcısıdır: güneş rengi yapraklar, sararan sular, kızıl hava, kanayan güller. Hâşim burada anlamı doğrudan söylemez; renklerin geçişiyle yaşlanma ve ölüm duygusunu okura hissettirir. "Lisân-ı hafî" (gizli dil) ifadesi, şiirin kendi yöntemini açıklar gibidir.
"Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?" sorusu, akşam ışığının her şeyi değiştirdiği o kısa anı; hem görsel hem varoluşsal bir şaşkınlıkla anlatır.