Mehmet Âkif Ersoy Kimdir? Hayatı
İstanbul Fatih'te doğdu. Babası Tahir Efendi bir medrese hocasıydı; ilk eğitimini ondan aldı. Mülkiye Baytar Mektebi'ni birincilikle bitirdi ve yıllarca veteriner olarak Anadolu'yu, Rumeli'yi dolaştı. Bu geziler ona halkın gerçek hayatını yakından gösterdi ve şiirinin malzemesini oluşturdu.
Sırât-ı Müstakîm (sonra Sebîlürreşâd) dergisinde yazdı. Millî Mücadele yıllarında Anadolu'ya geçti, camilerde vaazlar vererek halkı direnişe çağırdı. Burdur milletvekili oldu.
1921'de açılan İstiklâl Marşı yarışmasına, ödül konduğu için ilk başta katılmadı; ödülün kaldırılması üzerine yazdığı marş 12 Mart 1921'de kabul edildi. Kazandığı ödülü Dârülmesâî'ye bağışladı. İstiklâl Marşı'nı, "milletin eseri" saydığı için Safahat'a almadı.
1925'te Mısır'a gitti, on bir yıl orada yaşadı. Hastalanınca İstanbul'a döndü ve 1936'da vefat etti.
Edebî Kişiliği ve Üslubu
Âkif, aruzu Türkçeye en iyi uygulayan şairlerden biridir; onun elinde aruz, konuşma dilinin doğallığını kazanır. Manzum hikâyeleri (Küfe, Seyfi Baba, Mahalle Kahvesi) neredeyse birer kısa öykü gibidir: diyaloglu, sahneli, gerçekçi.
Sanatı hiçbir zaman kendi başına bir amaç saymadı; şiiri toplumu uyarmanın ve ayağa kaldırmanın aracı olarak gördü. "Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek" mısrası bu tavrın özetidir.
Mehmet Âkif Ersoy Ünlü Dizeleri
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak.
Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak, alçak bir ölüm varsa emînim ki odur.
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem.
Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek.