Şeyh Galib Kimdir? Hayatı
İstanbul'da Mevlevî bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Küçük yaşta şiir yazmaya başladı; henüz yirmi dört yaşındayken divanını tamamladı. Konya'da çileye girdi, ardından İstanbul'a dönerek Galata Mevlevîhânesi'ne şeyh oldu.
III. Selim'in yakın ilgisini gördü; padişah ve kız kardeşi Beyhan Sultan dergâhın onarımını üstlendiler. Kırk iki yaşında genç sayılacak bir yaşta vefat etti ve Galata Mevlevîhânesi'ne defnedildi.
Baş eseri Hüsn ü Aşk, Nâbî'nin Hayrâbâd'ından daha iyisini yazamayacağı iddiasına karşılık kaleme alınmıştır. Hüsn (Güzellik) ile Aşk'ın birbirine kavuşma yolculuğunu anlatan bu mesnevi, tasavvufi bir olgunlaşma sürecinin alegorisidir.
Edebî Kişiliği ve Üslubu
Şeyh Galib, Sebk-i Hindî'nin (Hint üslubu) Türk şiirindeki en başarılı temsilcisidir: yoğun hayal, alışılmamış benzetmeler ve anlamı katmanlandıran bir söyleyiş. Şiirlerini okumak dikkat ister; ama karşılığında divan şiirinin en zengin imge dünyasını sunar.
Hüsn ü Aşk'ta kullandığı semboller (Kalp Ülkesi, Ateş Denizi, Diyâr-ı Kalp) tamamen kendi buluşudur ve mesneviyi bir hikâye olmaktan çıkarıp bir iç yolculuk haritasına dönüştürür.
Şeyh Galib Ünlü Dizeleri
Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen.
Bir şu'lesi var ki şem'-i cânın, fânûsuna sığmaz âsmânın.