Nâgehân Ol Şâra Vardım
Nâgehân ol şâra vardım
Ol şârı yapılır gördüm
Ben dahi bile yapıldım
Taş u toprak arasında
Şâkirtleri taş yonarlar
Yonup üstada sunarlar
Çalab'ın adın anarlar
Ol taşın her paresinde
Ol şârdan oklar atılır
Atılır kalka tutulur
Sevenler yârin bulurlar
Ol şârın kenaresinde
Şâr dedikleri gönüldür
Ne âlimdir ne cahildir
Âşıklar kanı sebildir
Ol şârın kenaresinde
Bayram özün bilen bilir
Bilmeyen ne hâl olduğun
Bayram dahi bulunmadı
Ol şârın kenaresinde
Şiirin Çözümlemesi
Türk tasavvuf şiirinin en güçlü alegorilerinden biridir. Şair, yapılmakta olan bir şehir görür ve kendisinin de o şehirle birlikte yapıldığını fark eder. Şiirin dördüncü dörtlüğünde bilmece çözülür: "Şâr dedikleri gönüldür."
Şehir istiaresi, insanın kendini inşa sürecini anlatır. Taşları yontan çıraklar ve onları ustaya sunan eller, bu inşanın hem bireysel hem toplu bir iş olduğunu gösterir.